Knidos Antik Kenti ve Afrodit Heykeli

Antik kentleri severim. Knidos’u da sevdim. Datça burnuna, ufacık bir kelebek konmuş gibi. Bir yanı Ege, bir Yanı Akdeniz olan memleketimizin güney batı köşesi. Enteresan bir coğrafik şekil. İki kıyısı içeri koy yapmış. Tarihte batı yönündekini askeri, doğu yönündekini ticari liman olarak kullanmışlar. Dört tiyatrosu, kutsal yapılarıyla önemli kentler arasındaymış.

 

M.Ö. 12. yüzyıla dayandığı da yazılıyor. Çünkü, o dönem eserlerinde Knidos ismine rastlanmış. M.Ö. 6. yüzyılda zengin bir şehirken, M.Ö. 4. yüzyılda bir dünya şehrine, metropole dönüşmüş. Heykeltraşlar, sanatçılar yetişmiş. Kent tıp alanında ilerlemiş, önemli bir tıp okulunun merkezi olmuş. Astronom Eudoxus’un gözlemevi alanıymış. En parlak çağını Hellenistik dönemde yaşamış, şarap, zeytinyağı ticaretini büyütmüş, seramik üretim merkezi haline gelmiş. Ve diğer antik kentler gibi, buradaki yaşam da sona ermiş.

 


Afrodit Heykeli

Atinalı heykeltraş Praxiteles’in en ünlü eseriymiş. Hatta en ünlü Klasik Yunan heykellerinden biriymiş. “Knidos Afroditi” heykeli “sadece Praxiteles‘in değil, tüm dünyada, tüm eserlerden üstün” olarak övülmüş. Roma döneminden Rönesans’a kadar, yüzyıllar boyunca sanatçılara ilham kaynağı olmuş.

Hikayesine gelince; Praxiteles, iki heykel yapmış. Biri üzerinde kumaşla betimlenmiş, diğeri çıplakmış. O zamana kadar bir tanrıçanın nü heykeli yokmuş. Kos kenti giyinik olanı, cesur Knidoslular da çıplak tasvirli heykeli almış hatta yuvarlak kaideli bir tapınak inşa etmişler. (Fotoğrafta benim durduğum yer) Eserin ünü yayıldıkça, antik dönemde bile turizm ziyaretlerine yol açmış. Şimdi o meşhur heykelden geriye yuvarlak kaidesi kalmış.

Kazı Çalışmaları

İnternette biraz kazı yaptım ben de. Knidos’un ilk keşfi 1812 yılına uzanıyor. İngiliz Sir William Gell ve arkadaşının, Londra’daki Dilettanti Derneği adına ziyaretleriyle başlamış. Notlarını paylaşmaları ardından ingiliz arkeolog Charles Newton 1857 yılında gelmiş ve kazılara başlamış. O dönem padişahın izniyle. Oturan vaziyette Demeter’in (Tarım tanrısı) mermer heykelini bulmuş. Antik kentin eksenel planıyla, ev ve çok sayıda kamu binası ortaya çıkarmış. Peki nerede o eserler?

Dilettanti Derneği (Cemiyeti) nedir?

İlk kez duydum. “Amatörler Cemiyeti”… Web üzerine Knidos kazı çalışması yaparken rastladım bu bilgiye. İngiliz aristokrasisinin çok sayıda kulübünden biriymiş. 1734 yılında, güzel sanatlara eğilimi ve sevgisi olanların iletişimini sağlamak için kurulmuş. Anadolu’dan Ege adalarına, Karadeniz’den Güney İtalya’ya pek çok yeri gezmişler, araştırmışlar, yayınlamışlar. Aikaterini Laskaridis Vakfı’na bağlı ve bu vakıf özellikle Yunan uygarlığı ve tarihsel birikimini derliyormuş. Gezginler için bir kaynak olabilir. İncelemek isterseniz http://tr.travelogues.gr

Tekne Turizmi

Knidos’a Datça’dan kara yoluyla gelmek mümkün, biz öyle yaptık. Fakat yelkenliler ve motoryatlar denizden gelirlermiş. Demir atarlar, kıyıya çıkarlarmış. Bir tesis var. Yemek, kahvaltı hizmeti veriyor. Taze demek yetmez canlı deniz balıkları geliyor. Deniz çok güzel. Ağaç altında bir kaç masa var, kahve içtik. Yaz aylarında kalabalığı merak ettim. Sahibi bir dakika oturmayız diye açıkladı. Kuru kalabalık değildir ve keyiflidir diye düşünüyorum.

Datça güzeldi, Knidos güzeldi… Güzel dediysem dış güzellik demiyorum. Afrodit heykeli yoktu ama yerinde ben vardım. Kollarımı göğe uzattığım fotoğrafım heykelin kaidesi üzerindedir. Afrodit’in  yerini tutmam ama benim de kendime göre bir havam var tabi 🙂

Sevgiyle, saygıyla, iç güzelliği ile kalın.

Armağan

04.2018

 

 

 

Share:

Bir Cevap Yazın