Peru’nun Başkenti Lima Gezi Notları

768 1024 Armağan Portakal

En sonda söylenecek sözü en başta söylersem beni burada, bu kelimede, noktaya bile varamadan terketmezsin değil mi Sevgili Okur? Peru gezimin en az etkileyici yeri başkent Lima idi. Ama seni etkilememe izin verme, göz at kendin karar ver.

Peru’da 3bin, 4bin metre rakımlarda dolaşmaya alıştıktan sonra deniz (okyanus) seviyesine inmek zaten puanları düşürüyor. Üstelik burasının Peru’da olduğunu size söylemeseler herhangi bir Avrupa şehrindeyim sanabilirsiniz. Mimari bütünüyle kaldırımdan, sokak lambasına, binalardan, meydan havuzlarına kadar her şey Avrupai şekilde yapılmış. Tek fark: içinde yaşayan insanlar Güney Amerika yerlileri ve ne olursa olsun onlara dayatılanı kabul etmemiş görünüyorlar. Bütün o şaşaalı binalarda fakirler oda kiralayarak yaşıyor. Binalarınızın görkemi bazen yeterli değil!!! (Batılı ülkelerin orta doğuya demokrasi getirme hevesi gibi. Nereden biliyorsunuz orada bir medeniyet olmadığını)

Başkenti ruhsuz buldum bu yüzden. Yerele ait izler yok. Ancak, bir yer var ki görüllerimizi fethedebilir. Atatürk büstü ve ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ yazan metninin yer aldığı bir park var. Ziyaret etmek istedik ama bakım yenileme işlemleri nedeniyle kapalı idi. Kimbilir şimdiden sonra gidenler görebilir.

Museo Larco özel bir müze ve şehirde tam bir vaha. Harika bir bahçesi, envai çeşit begonvili, zeytin ağaçları, çiçekler arasında uçuşan arı kuşlarıyla büyülü bir bahçe burası. Restoranı da öyle. Unutamadığım deneyimlerdendi. Müzede İnka tarihini anlatan çok sayıda eser sergileniyor. Kesinlikle görülmeli.

Altın, İnka’lar için önemli bir maden. Parasal değeri nedeniyle değil, “paslanmayan, çürümeyen, güneşi yansıtan, tanrısal ışığa sahip olduğu” var sayılan bir madde. Kralların tören kıyafetlerinden, bazı tapınakların süslemelerine kadar pek çok şey altından ve İspanyol istilacılar geldiğinde hayal edin onları! Deliye dönmüş olmalılar!

Quipu (veya khipu) adıyla olarak bilinen, renkli ipler ve düğümlerden oluşan gelişmiş bir veri kayıt ve iletişim sistemleri var. İpin rengi, uzunluğu, inceliği, düğümlerin yeri, sayısı, sırası gibi pek çok değişkenle bu kayıtları tutmuşlar. Olağanüstü bir şey.

Müzede Erotik Sergi olarak bilinen eserlerde İnka’ların cinsellik alanındaki kayıtlarını görüyorsunuz.

Pasifik okyanusuna giremedim ama pantolon paçalarımı fermuarlarından sıyırdım şorta dönüştürdüm, ayakkabılar fora ayaklarımı soktum. Halk plajlardaydı. Özendim.

Tapada Figürleri Lima Meydanlarında izlenebiliyor. ‘Örtülü Kadın’ anlamında Tapada, başlarını ve yüzlerini rahat ipek mantonlarla örten ve sadece bir gözlerini açıkta bırakan Lima’lı kadınları tanımlamak için kullanılmış. 16.yy başlayan adet 19.yy sona ermiş. Bu dönemi simgeleyen sanat eserleri açık havada sergileniyor. İspanyol sömürge zamanı başkent Lima’da kadınlar bu kıyafetlerle aslında bir bakıma kimliksiz gözükerek özgürce dolaşmışlar. Kilise yasaklamaya çalışsa da Peru özgürlüğüne kavuştuktan sonra halk kendi iradesiyle bu giysiden vazgeçmeye başladı diye internet araştırmalarımda bilgiye rastladım. Buna ‘isyan pelerini’ de deniyor.

Limalı kadınlara helal olsun diyerek bitiriyorum. Sömürge zamanının başkenti Lima’ya dair düşüncelerin nedir Sevgili Okur? Şimdi yazarken tekrar düşündüm de, Lima için peşin hükümlüyüm biraz. Oysa, ÖZ ve DİRENİŞ burada her taşta görünürde değil ama derinde iz bırakmış.

Sevgiyle kal, yollarda buluşalım,

Armağan

Ocak 2026

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.