Kazdağı’nda Ne Yapılır, Ne Yapılmaz?

Dört sene önce Kazdağı‘na ilk gidişim, hayran oluşum, zihnimde ve gönlümde derin izler bırakışı. Döndükten sonra haftalarca etkisinden kurtulamayışım. O zaman bloguma şu satırlarla başlayan bir yazı kondurmuşum:

Çürük zamanlara denk geldi hayatlarımız… Bu yazıyı yazarken hangi park, hangi orman ve koru, hangi zeytinlik, hangi su havzası imara açılıyor bilemiyorum. Öyle muazzam bir güzellik ve doğa harikası gördüm ki, hala etkisindeyim. Şöyle biraz daldığımda orada gezerken buluyorum zihnimi. Adeta tabiatın hazine sandığı… Notlarımı paylaşıp paylaşmamayı epey sorguladım. Sonra dedim ki içimi ürperten rant silindirleri, en ince detayına kadar bilmiyorlar mı sanki? Ellerinde ne raporlar var kimbilir? İyilerin de haberi olsun diye yazmaya karar verdim. Doğaya ve insanlığa tertemiz gönülleriyle hizmet edenlere seslenmek için… Tabiatın zenginliklerini, geleceğimizi koruyacak insanlara… Ve onlar uzakta değil, içinizde arayın, uyuyorsa uyandırın…

(O yazımın tamamı armaganportakal.com/kazdagi/, videosu aşağıda)

 

İki Kadın Anadoluda olarak Banu da ben de gördüklerimizden rahatsız olduk, insanoğlu adına utandık.  KAZDAĞI için bu uyarıları yapmak görevimiz dedik.

 

Ey İyi İnsan! Çok önemli bir milli parkımız. Dünyada eşi benzeri var mıdır bilmiyorum. Burayı bir müze gezer gibi, ibadet eder gibi gezin. Ormanlık bir alan. Yükseklik arttıkça zeytinden kızıl çama, kalem gibi budaksız gövdeli kara çama dönüşen bir bitki örtüsü var. Zemin çam pürçükleriyle dolu. Manzara nefis. Dağ yolu heyecan verici. Su pınarları baştan çıkarıcı. Biliyorum aşka geliyorsunuz. Ama bu sigara içmek ve hatta izmaritlerini yere atmak için bahane değil. Yangına sebep olabilirsiniz düşündünüz mü? Huşu içinde seyredin yeter. Üstelik orası oksijen deposu bir bölge. Ciğerlerinizi temizlemek varken zehir solumak niye?

”İÇME SUYUDUR” yazan tabela varsa suya girmeyin. Yüzerek eğlendiğiniz göl ve dereler, köylerin içme suyu! Meşhur Hasan Boğuldu şelalesinde bu tabela var. Kocaman! Görmemek imkansız olsa da yaz aylarında kalabalıklar suda yüzüyormuş. Aşağıda köylerde yaşamak ne zordur kimbilir. İçmek zorunda olduğunuz su, bile bile kirleniyor. Komşunuzun banyo küvetinden su içmek ister misiniz? Buna benzer bir durum bu!

ALAN REHBERİ (Kılavuzu) ile gezme mecburiyeti kaldırılmış! Aklıma türlü türlü neden geliyor, ürküyorum. Siz iyi insanlar rehbersiz milli parka girmeyin. Dağ büyük, telefon çekmeyen yerler var, kaybolabilirsiniz. Hem bilgi sahibi olmak istemez misiniz? Paylaşılan çok hikaye, efsane var. Kendi başınıza gezip, suda yüzüp, mangal yapmak mı aklınızdan geçen! Hayır hayır siz bu değilsiniz. Bir Türk bunları aklından geçirmez!

Biz Hüseyin Yetiştirici ile gezdik. Gönlünü Kazdağı’na vermiş ve kendini KAZDAĞLI olarak tanımlayan biri. Sanki dudaklarıyla değil bütün vücuduyla konuşuyor. Sosyal hesabında bir not yazmış önemli gördüğüm yerleri paylaşmayı görev sayıyorum: “ Şahsım ve kılavuz arkadaşların adına; kılavuz eşliğinde gezmeyi, bilgilenmeyi, sunum ve tecrübelerimizden yararlanmayı tercih edenlere çok teşekkür ederiz. Bu dönemden sonra artık her ziyaretçimizin, en az bizler kadar korumacı olacağını, değerleri geleceğe taşımayı görev bileceğini, alan tahribatı yapmayacağını, çöplerini bırakmayacağını; özellikle bu yangın döneminde; sigara, mangal ve semaver kullanmayacaklarını temenni ediyorum!!! KAZDAĞLARI tüm değerleri ile gelecek nesillerimize gerekli olan değerleri barındıran; ANADOLUNUN en kıymetli parçasıdır. Her bireyin bu değerleri koruyup kollamak; geleceğe miras bırakması asli görevidir. KAZDAĞLI olarak her çabanız, her gayretiniz için sonsuz teşekkürler. KUTSAL GÖREV 80 milyonun.

Sadece Kazdağlarında yetişen ve yaşayan türler var. Barış ve huzur içinde, tehlikeden uzak bir atmosferde. Endemik bitki ve hayvanlar. Avlanmak, bitki toplamak, bulundurmak ve nakletmek, biyo kaçakçılık suçu teşkil ediyor. 2872 sayılı kanun gereği yasal işlem yapılıyor. Cezası var çekerim diyenler varsa vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.

Haaaa bir de madencilere açmayın! Bu sözüm de yönetenlere. Yoksa yavaş yavaş madencilik yayılıyor mu? Gözümle görmedim, öyle duydum. Ağaçlar yavaş yavaş kesilip yer açılmaya başlanmış. Artık günahları boyunlarına…

Velhasıl, burası mangal yapılacak, çiğdem çitleyip atılacak, bitki koparılacak yer değil. Hürmet, huşu, saygıyla içinde bulunmak yakışır insanoğluna…
Çok özel, çok güzel, mucize, efsane sıra dağlar için bu yazı tarihe not düşme yazısıdır. İyi insanlara, içimizdeki iyi tarafa sesleniştir.

Sevgi, saygı, hürmet hayatınızdan eksik olmasın…

Armağan

Ekim 2018

 

Share:

Bir cevap yazın