Zeytin ecdadtır, evlattır!

Mecliste yasa görüşülecek ya da görüşülüyor. Bilemiyorum artık! Takip edilemiyor, bizim vekillerimizin yaptıkları!

Bu sefer konu: Zeytin ağaçları.

Dünyaya Anadolu’dan, mezopotamyadan yayılmış, kadim bir ağaç. Ölmez ağacı… Ölümsüz Delice! En kuvvetli tohumundan, binlerce kere doğan.

Bereketi tarifsiz, faydası sayısız tabiat mucizesi.

Yazarken ellerim de, içim de titriyor. Daha biraz önce bahçeye indim, danelerimize baktım. Çiçekler dökülünce ne çok korkmuştum, daneler olmayacak diye. Akşam karanlığında ziraat danışmanımız Ahmet beyi aramıştım. Heyecanımı bastıramayınca çiftlikte ellerimizde fenerler, ağaç ağaç kontrol etmiştik. “Korkmayın Armağan hanım, bütün çiçekler meyveye dönse ağaç taşıyamaz zaten. Daneleri şimdi göremezsiniz. Bir kaç gün sabredin, biraz büyüsün farkettirir kendini” demişti. Gerçekten öyle oldu. Daneler leblebiden az küçük. Şirin şirin, bebek gibi uysal yaprak aralarından göz kırpıyor.

Bak yine ellerim titredi. Mecliste bizim vekiller! zeytin yasasını oylayacak. Maddelerde sürekli trik yapıyorlar. Gözden kaçsın, kamu oyu uyanmasın diye. Kamu oyu kim? Vekillerin asilleri! Sen, ben, biz yani.

Cumhurbaşkanına tweet attım, vekillere mail yazdım. Çeyiz sandığında tohum taşıyan Anadolu kadınları sizi affetmez dedim.

Zeytin ağaçları, madencilerin, müteahhitlerin, enerji yatırımcılarının kısılmış gözlerle meclisten çıkacak yasayı beklediği kısa bir an kadar özgür! Ya hep özgür, ya yoklar!

Bu kadar basit!

Ya varız! Ya yokuz!

Vekil de, asil de bilsin…

Zeytinin bilgeliği üzerinize olsun,

Armağan

Share:

Bir Cevap Yazın